Feature news

Kadın orgazmı nasıl olur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kadınlarda Genital Ağrılar Cinsellikten Soğutuyor

Bu şikayetlerle doktora gitmekten çekinmeyin

Dünyada 20 milyon kadının, genital ağrılar nedeniyle sosyal ve cinsel yaşamları olumsuz etkileniyor. Hastaların % 70’i bundan utandığı için, sorununu doktoruna söylemekten çekiniyor.
Genital bölgede çok farklı şekillerde ortaya çıkan ağrılar, bazen bir pamuğun dokunuşu ile bile tetiklenebiliyor. Jinekolojik muayene ile belirlenemeyen ve bu nedenle ispat edilemeyen bir sorun haline gelen genital ağrılar, cinsel yaşamı neredeyse sona erdirdiği için kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluklarına neden oluyor.
Kadınların yaşamını kabusa çeviren bu sorunun çözümü için, özellikle cinsel işlev bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir kadın doğum uzmanının takibi önemli. Çünkü bu sorun ile başvuran hastaların önce ağrı haritası çıkarılıyor, ağrısı derecelendiriliyor ve sonrasında hastaya özel tedavi yöntemleri uygulanıyor.

Cinsel bölgede ağrı tanımı nedir?

Genital bölgede ağrı bozuklukları; genel ve lokal şekilde, çeşitli noktalarda kendini gösteren ve kadınların hayat kalitesini bozan önemli bir sağlık sorunudur. Ağrılar kişiden kişiye çok farklılık göstermektedir. Ağrılar bazen dokunma ile ortaya çıkabilirken bazen de dokunma olmaksızın oluşabilir. Genital bölgede bıçak saplanır gibi ağrı, dayanılmaz yanmalar, uyuşukluk, karıncalanma, zonklama gibi farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bazı hastalarda başlangıçta idrar şikayetleri sık idrara gitme ve ağrılı idrar yapma gibi belirtiler de ortaya çıkabilir. Hastaların bir bölümünde ise özellikle sorun lokal ise; ilk ilişkiden itibaren ve ilk tampon kullandığı andan itibaren ağrılar başlayabilir.

Hastanın yaşam kalitesi nasıl etkilenir?

Ağrılar; hasta otururken, yürürken, ayakta ya da dinlenir şekilde de çok ciddi bir şekilde kendini gösterebilir. Özellikle oturur pozisyonda dayanılmaz ağrılar çeken hastalar, işinden ayrılmak zorunda kalmakta, araba ya da bisiklet kullanamamakta, uzun yola çıkamamakta, tatile gidememekte ve sosyal yaşamın gerektirdiği hiçbir aktivite içinde yer alamamaktadır.

Hastalar cinsel ilişkiden uzaklaşır!

Genital bölgede dokunma ile ortaya çıkan ağrılar cinsel yaşamı olumsuz etkilemektedir. Cinsel istekte azalma ve cinsellikten uzaklaşma, çiftler arasında da önemli sorunlara neden olmaktadır. Genital ağrıların hastaların psikolojisi üzerinde de olumsuz etkisi vardır. Özellikle çocukları olan hastalar ailelerine yeterince ilgi gösteremedikleri için kendilerini suçlamaktadır. Bazı hastalar cinsel ilişki sırasında kendini sıktığı için pelvik taban kasları sertleşerek kasılır ve bir kısırdöngü oluşur. Bu hasta gruplarında botoks tedavileri etkili olmaktadır. Hastalar tedavi sonrası cinsel yaşamlarına sorunsuz devam edebilir.



Genital ağrılar hangi nedenlerle ortaya çıkar?

Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte; mantar enfeksiyonları, 18 yaşından önce doğum kontrol hapı kullanmak, geçirilmiş ameliyatlar ve enfeksiyonlar, genetik faktörler hastalığın nedenleri arasında gösterilmektedir. Özellikle genetik faktörlerin varlığı, hastalığın tedavisinde çok ciddi bir yol kat edileceğini göstermektedir.

Nasıl teşhis edilir?

Genital ağrı; cinsel fonksiyon bozukluğu konusunda uzmanlaşmış bir kadın doğum uzmanına danışarak tedavisi gerçekleştirilebilecek bir sağlık sorunudur. Hastanın öncelikle ağrı haritası çıkarılır. Ağrının yeri, genel ya da lokal olup olmadığı tespit edilir. Harita çıkarıldıktan sonra ağrının derecesi belirlenerek, hastaya uygun tedavi planı yapılıp uygulanır. Çoğu zaman derideki değişiklikler çıplak gözle izlenmez. Bu durumda “vulvoskop” denilen görüntüyü büyüten mikroskopla detaylı inceleme yapılır, anormallik saptanırsa biyopsi alınabilir.

Genital ağrılar tedavi edilebilir bir sağlık sorunu mudur?

Hastalık ne kadar geç teşhis edilirse tedavisi o kadar uzun ve zordur. Bu nedenle genital bölgede; bıçak saplanır gibi ağrı, yanma, uyuşma ve zonklama gibi şikayetler varsa zaman kaybetmeden doktora başvurmalıdır. Tedavide; merkezi sinir sistemini etkileyen ilaçlardan ve lokal kremlerden yararlanılmaktadır. Hastalığın kronikleştiği vakalarda ise aylık iğne tedavileri yapılmaktadır. Ancak bazen hastalar tüm bu tedavilere direnç gösterebilir. Böyle durumlarda ağrılar lokalse o bölge ameliyatla alınmaktadır. Genital ağrıya neden olan sorun pudental sinir sıkışması ise; bu durumdaki hastalar da laparoskopik ameliyatlarla kaliteli bir yaşama kavuşabilmektedir. Bu tedavilerin yanı sıra; hastaların cinsel ilişki kalitesini artırıcı yöntemlerden yararlanılmakta, hastalara olumlu bir bakış açısı kazandırılmaktadır.
Devamı »

Adet kanamasını durdurmak


Adet kanamasını durdurmak

Adet kanaması, çok özel durumlarda doktor önerisiyle ve kendi kendine alınan bazı önlemlerle ileri alınabilir...
Sağlıklı bir kadın her ay genital ve hormonal sisteminin "yenilenme" sürecinin önemli bir parçası olarak 1 ile 5 gün arasında süren bir adet kanaması döneminden geçer. Kanama bazı kadınlarda iş yaşamı ve sosyal yaşamı etkileyen kramp tarzında sancılarla da beraber olabilir. Kadınların önemli bir kısmı bu adet günlerinden rahatsız olmazlar ve günlük yaşam bu kanamalardan az etkilenir.
Nitekim bazı durumlar vardır ki burada beklenen adet kanamasının rastlayacağı tarihler hiç de uygun olmayan günlere denk gelebilir. Tam evlilik ve balayı günlerine rastlayacak olan, ya da tam önceden planlanmış bir tatile (özellikle de yaz tatiline) denk gelen bir adet kanaması, ya da yoğun bir iş temposunda oluşacak adet sancıları kadın için bir dezavantaj teşkil edebilir.
İşte bu durumlarda doktor önerisiyle ve çok özel durumlarda kendi kendine alınan bazı önlemlerle beklenen adet kanamasının ileri alınması mümkündür. Adet kanamasının senede bir ya da iki kez bu şekilde düzenlenmesinin kadının sağlığı üzerinde olumsuz bir etki yaratması teorik olarak mümkün gözükmemektedir.

Tarihin kendi kendine ileri alınması

Bu, yalnızca doktor önerisiyle doğum kontrol hapı kullanmakta olan kadınlar için söz konusudur. İki kutu arasında normalde verilen ilaçsız bir hafta ara yerine doğum kontrol hapı yeni bir kutuyla adeti geciktirmek istenen süre kadar devam ettirilir. İlaç kesildiğinde bir hafta içerisinde adet kanaması gerçekleşir. Bu yöntemi senede bir kereden fazla kullanacaksanız doktorunuza danışmalı, yöntemi uygularken doktorunuz aksini önermediği sürece maksimum ikinci kutu bittiğinde olağan bir bir hafta arayı vermelisiniz.

Tarihin doktor tarafından ileri alınması

Burada progesteron içerikli ilaçlar, jinekolojik muayene normal sonuçlandıktan sonra, beklenen adet kanamasından en geç üç gün önce, ideal olarak beş gün önce başlanır ve geciktirilmek istenen sürece devam ettirilir. Adet kanamasına üç günden daha az süre kaldığında ilacın adeti geciktirme olasılığı düşüktür. Bu yöntemi asla eczaneden aldığınız ilaçlarla kendiniz denememelisiniz. Jinekolojik muayene esastır.
Devamı »

vajinismus ve ilişkiye girememe sorunu nedir? tedavisi nasıl olur ?


vajinismus ve ilişkiye girememe sorunu nedir? tedavisi nasıl olur ?

Vajinismus tüm kadınların yaklaşık %1'inde ortaya çıkan bir durumdur ve vajinanın dış 1/3'lük kısmında yeralan kaslarda, penis, parmak, vajinal tampon ya da muayene spekulumu yerleştirme girişimi olduğunda ortaya çıkan istemsiz kasılmalardır. Bu kasılmalar gerçek bir girişim yanında yanlızca girişimin hayal edilmesiyle bile ortaya çıkabilir.
Bazı durumlarda vajinismus o kadar ağır olur ki, gerçek bir cinsel ilişki mümkün bile olmaz. Hatta muayene esnasında da kasılmalar ortaya çıktığından böyle bir durumda normal vajinal doğum bile mümkün olmayabilir. Vajinismusu olan kadınların büyük kısmında cinsel istek ve uyarılma tamamen normaldir ve orgazm da olabilirler. Bazı kadınlarda vajinismus baştan beri vardır, bazılarında ise sağlıklı bir cinsel yaşamı takiben sonradan ortaya çıkar. İkincil vajinismus adı verilen bu durum genellikle disparoniye (ilişki esnasında ağrı) bağlı olarak gelişir.
Vajinismusu olan kadınların özgeçmişinde çok ender olarak cinsel taciz gibi ciddi bir psikolojik travma olabileceği gibi ağrılı bir jinekolojik muayene, ilk ilişkinin çok ağrılı olması gibi psikolojik tahribat yapmış bir durum söz konusu olabilir. Katı dini inançlar ve cinsel yönelimde bozukluklar da söz konusu olabilir.
Vajinismusu olan kadınların bazılarının genital bölgeleri ve vajinalarının boyutları hakkında yanlış inançları vardır. Bu yüzden de vajinalarının içine herhangi birşey giremeyecek kadar ufak olduğuna inanabilirler.
Endometriozis, kronik enfeksiyonlar, kızlık zarının gergin olması gibi durumlar da vajinismus nedeni olabilir ve bunlar ancak komple bir jinekolojik muayenede ortaya çıkarılır. Vajinal muayenenin eşinin de refakatinde yapılması çiftin genital anatomi ve vajinanın boyutları hakkındaki önyargıları yıkmalarına katkıda bulunabilir.
Tedavide istemsiz olarak ortaya çıkan kasılmaların engellenmesine çalışılır. Kadının genital anatomiyle ilgili temel bilgileri edinmesi için eğitim yapılır. Vajinal giriş öncesi gevşemesi için teknikler gösterilir. Kegel egzersizleri ile ilgili bilgi verilir ve bunları nasıl uygulayacağı gösterilir.
Kegel egzersizleri: bunlar vajinanın girişinde yeralan kasların çalıştırılarak geliştirilmesi için uygulanan egzersizlerdir. İdrar kaçırma şikayeti olan bayanlarda uygulanabileceği gibi vajinismus tedavisinde de kullanılabilir. Bunun nasıl yapıldığını öğrenmek için iki parmağınızı vajinaya yerleştirerek parmağınızın dışarıya çıkmasını engelleyecek şekilde vajina kaslarınızı sıkınız. Bunu yapamıyorsanız idrarınızı yaparken işlemi yarıda kesmeye çalışınız. Her iki durumda da kasılan kaslar vajina girişindeki kaslardır. İşte bu kasların istemsiz olarak kasılması vajinismusun temel nedenidir. Bu egzersizin nasıl yapıldığını öğrendikten sonra günde en az 5-6 kez tekrarlayın. Eğer 4-6 hafta arasında netice alamadıysanız doktora başvurmanız gerekir.
Vajinismus tedavisinde diğer bir yöntem de vajinanın parmaklarla ya da özel aletler (vajinal dilatatör) kullanılarak genişletilmeye çalışılmasıdır. Bu yöntem ancak bir doktor tavsiyesiyle uygulanabilir ve başarı oranı en yüksek olanıdır.
Son yıllarda ülkemizde de yaygın olarak uygulanan tıbbi hipnoz tedavisi de vajinismus olgularında başarıyla uygulanmaktadır.
Devamı »

Kürtaj nedir?


Kürtaj kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının en sık uyguladığı küçük cerrahi operasyonlardan biridir.
En sık, istenmeyen bir gebeliğin sonlandırılması için uygulanmakla beraber düşük oluşması sonrası kanamanın durdurulması ve rahim içinin temizlenmesi için, düzensiz kanamalarda bir yandan kanamanın durdurulması, öte yandan rahim içinden alınan parçaların patolojik incelemesiyle tanı konulması için kullanılır.

Kimler kürtaj olabilir?

İstenmeyen hamilelik için gebelik sonlandırma (rahim tahliyesi)esnasında aranan şartlar şunlardır:
  • Gebelik 10+0 haftayı aşmamış olmalıdır
    Dikkat: Gebelik haftası hesaplanırken doktor tarafından yapılan ultrasonografi esas alınır. Son adet tarihinden itibaren hesaplanan gebelik haftası çoğu zaman Ultrasonografi ile hesaplanan hafta ile uyumluyken, son adet tarihinin yanlış biliniyor olması, gebelik haftası hesaplanırken hamile kalınan tarihin başlangıç noktası olarak alınması (gerçekte hamilelik haftası bu hesaptan iki hafta ileridir) gibi nedenlerle ultrasonografi ölçümleri sizin hesabınızdan daha farklı çıkabilir.
  • Evli olan kadınlarda eşler de müdahaleye izin ve onay vermelidirler.
  • 18 yaş altı genç kızlarda ebeveyn müdahale için onay vermelidir.
  • Evli olmayan ve 18 yaş üstü olan kadınların kendi onayları yeterlidir.
Yukarıdaki koşullara uyulduğunda ülkemiz yasalarına göre istenmeyen gebelik sonlandırması işlemi kadınlarımıza tanınmış olan çağdaş bir haktır. Yapılan işlem gizli kalır.
Bunun yanında:
  • acil kanamalı bir şekilde baş vuran kadınlarda kanama hayati tehlike taşıyorsa kendi onayı dışında bir onay aranmaz.
  • 10 haftayı aşan gebelik durumunda bebeğin ölü olması veya ciddi bir sakatlığı bulunması durumunda ("bebeğin doğduğunda yaşamını derinden etkileyecek sakatlığı bulunması" hekimlerin kurul oluşturarak üç imzayla onayladığı bir durum olmaldır) rahim tahliyesi sınırı 10 haftayı geçebilir.


Devamı »

VAJİNİSMUSUN TEMEL BELİRTİLERİ


VAJİNİSMUSUN TEMEL BELİRTİLERİ
Vajinismusa neden olan önyargılarında üzerinde durulması gereken önemli bir konu olduğunu söyleyen Dr. Keçe, "İlk birleşme her zaman acı verir, kızlık zarı Aile şerefini korur, yırtılır, kanar ve patlar gibi ön yargılar, cinsellik erkeklerin gereksinimidir, cinsellik kadınları için zorunludur, cinsel ilişki kötü ve acı vericidir, erkekler potansiyel tehdit kaynağıdır, erkekler baskındır, vücuda giren bir şey zarar verebilir ve şiddet içerir, korku ve öfke daima bastırılmalı, asla dışa vurulmamalıdır, kadınlar zayıf ve çaresizdir, erkeklere güvenilmez gibi önyargılar da vajinismusa yol açabilir" uyarısında bulundu.
Vajinismus hastalarının o an geldiğinde panik atak benzeri bir durum yaşadığına dikkat çeken Keçe, hastanın eşini ittiğini, kasıldığını, korktuğu için bilinci açık olsa da kontrolü kaybettiğini, söyledi. Keçe, hasta kadınların şu duygulara kapıldığın bildirdi:
"- Duygusal tatminde azalma,
- Herkesin bu kadar kolay yaptığı bir şeyi ben nasıl yapamıyorum şeklinde suçluluk,
- Utanç duyma,
- Kendinden nefret etme,
- Hayal kırıklığı hissi,
- Aile büyüklerinin veya yakınlarının "Ne zaman çocuk sahibi olacaksınız?" soruları nedeniyle duyulan korku,
- Zamanla meydana gelen cinsel isteksizlik."
Cinsel Tıp Derneği olarak yaptıkları anket çalışmalarıyla vajinismuslu kadınların ortak özelliklerini tespit ettiklerini söyleyen Keçe, vajinismuslu kadınların her şeyin en kötüsünü düşündüğünü, ailelerine bağımlı, duygusal ve ruhsal gelişimlerinin Sağlıksız, çocuksu bir kişilikleri bulunduğunu, cinsel ilişkiye veya penisin vajinaya girmesine karşı fobik bir korku reaksiyonları ve kontrolsüz davranışları olduğunu kaydetti. Keçe, hasta kadınların ayrıca bedenlerinden hoşnut olmadığını, çocukluk çağından kalma korkuları yaşadığını, kaygılı ve tedirgin ruh halleri olduğunu, okşanmaktan hoşlandıklarını hatta klitoris uyarılması ile orgazm olabildiklerini ifade etti.
Vajinismuslu kadınların partnerlerinin tutumunun tanı ve tedavi aşamasında son derece önemli olduğuna dikkat çeken Keçe, erkeğin kadının korkusunu anlamaya çalışıp ona destek olması gerektiğini savundu.
Vajinismusun her zaman yüzde 100 tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve kader olmadığını söyleyen Dr. Keçe, "Vajinismus özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından cinsel terapi ile tedavi edilebilir. Hipnoz destekli ve bütüncül psikoterapi bakış açılı cinsel terapinin süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir. Vajinismus kızlık zarının kalın olmasına bağlı ise, cerrahi bir yöntemle bu zarın kesilmesi yani hymenektomi yapılabilir. Son olarak uygun tedavi yöntemleri ve tecrübeli bir cinsel terapist ile tedavi şansı yüzde yüzdür" şeklinde konuştu. Vajinismus tedavisinin mutlaka eşle beraber olması gerektiğinin altını çizen Keçe, şunları söyledi:
"Vajinismusun fiziksel bir nedeni olabilir ve bu nedenle kadının mutlaka cinsel terapi öncesi bir kadın doğum uzmanına görünmesi gerekir. Deneyip de başarısızlıkla sonuçlanan her tedavi girişimi çifti dipsiz bir kuyuya doğru sürükler, umutlarını kırar, tedaviyi güçleştirir. Tedavinin sonlarına doğru eşlerin arası açılmaya başlar ve sık sık kavga etmeye başlarlar. Hasta çift yaklaşık 10-12 seans sonrasında sağlıklı bir cinsel hayata kavuşabiliyor. Tedavi süresinin uzunluğu ise genellikle 3 hafta ile 3 Ay arasında değişebiliyor. Vajinismusu Mekanik olarak çözmek yetmez. Çifte sağlıklı ve mutlu bir cinsel hayat sunmak için tedavide iki aşama izlenir. 1. aşamada cinsel birleşmenin olmasını hedefleriz. 2. aşamada ise cinsel ilişkiden zevk alma ve orgazm olma teknikleri öğretilir. Vajinismuslu hastaların yüzde 10-15'i çok kolay tedavi edilir ve bu hastalar uyuşturucu krem veya pomat sıkılmış Su ile oturma banyosu, belli pozisyonlar ve egzersizler ile bir veya iki seansta tedavi olabilirler. Son olarak vajinismus hastalarına önerim: Yalnızca tedaviye başlamayı isteyin. Bir cinsel tedavi merkezine başvurmakla tedavideki çok önemli bir basamağı aşmış olacaksınız."
Vajinismusun ülkemizde batılı toplumlara göre daha yaygın bir sorun olduğunu ifade eden Keçe, "Yeni evlenecek çiftlerin evlilik öncesi cinsel danışmanlık hizmeti almaları koruyucu tedavide çok önemlidir. Evlilik öncesi cinsel danışmanlık için cinsel terapiste giden çiftlerde yukarıdaki tüm etmenler olsa da vajinismus olmaz. Korunmanın tek çaresi de budur. Ayrıca CİNSEL Tıp Derneği olarak; ergenlik dönemine girmeden genç kızlarımızın ergenlik öncesi cinsel danışmanlık hizmetlerinden faydalanmalarını da öneriyoruz" diye konuştu.
Devamı »

VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ


VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ
Vajinismusun en sık nedenlerinin psikolojik kaygılar olduğunu söyleyen Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe, şunları söyledi. "Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçaltımıza kodladığı cinsellik kötüdür, kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken bir şeydir düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli bir yer tutar. Bazen neden cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma olabilir. Bazen de altta yatan neden taciz, tecavüz gibi özellikle çocukluk dönemindeki travmatik bir yaşantıdır, yani defolu bir öğrenme ve kabullenme vardır. Nedenleri davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşsal modellere göre de ele alabiliriz. Yani geçmişte yaşanmış bir taciz, ensest ilişki ya da kötü bir cinsel deneyimin kötü ve acı verici olarak değerlendirildiği davranışsal model, yine geçmişte maruz kalınan cinsel yasaklar ve abartılı ilk gece hikayelerin bilinçaltında oluşturduğu cinsellikle ilgili Negatif şemaları içeren bilişsel model, Freud'un ruhsal gelişim evrelerindeki sorunlardan kaynaklanan dinamik model ve kadın kendini eşine ifade etmesi, farkında olmadan kendi varlığını eşine hissettirmesi ve istediği ilgiyi görmesi için başlattığı bilinçdışı otomatik hareketleri içeren varoluşsal model şeklinde nedenler ele alınabilir. Model veya modellerin çabuk tespiti vajinismus tedavisine yön verir. Bu nedenle cinsel terapiye alınan her vakaya davranışsal, bilişsel, dinamik ve varoluşçu yaklaşımları içeren bütüncül bir bakış açısıyla bakmak doğru bir yaklaşım olacaktır. Nedenleri çoğaltmak mümkündür." Dr. Keçe, Vajinismus hastalığının nedenlerini ise şöyle sıraladı:
- Kızlık zarının çok değerli ve korunması gereken bir şey olduğu düşüncesi,
- Cinsel bilgi eksiklikleri,
- Geçmişte cinsel tacize veya tecavüze uğrama,
- Kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyulacağı fikri,
- Ağrı ve acı duyulacağına dair korku ve inanışlar,
- Ağrı eşiğinin düşük olması,
- Utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma,
- Baskıcı ve otoriter bir baba,
- Zayıf, güçsüz yada baskın bir anne,
- Pasif, bağımlı yada aşırı anlayışlı koca,
- Cinsel uyarılmada problemler,
- Vajinal kayganlıkla ilgili problemler,
- Cinsel isteksizlik,
- Genç kızlık döneminde seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzı,
- Kadının cinsel bir meta veya cinsel bir obje olarak algılanması,
- Cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi,
- Kızlık zarının korunması fikrinin yaşattığı ve şartlandırdığı gerginlik,
- Çocuklukta ve grenlikte bacaklarını kapa, eteğini ört gibi uyarılar,
- Cinsel mitler,
- Çocukluktan kalma korkular,
- Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar,
- Katı ahlak kuralları ve tabular,
- İlk cinsel ilişki sırasında kadının canının fazla yanması,
- Vajinanın içine herhangi bir şey giremeyecek kadar ufak olduğuna dair yanlış inançlar,
- Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,
- Görücü usulü evlenmeler,
- Cinsel ilişkinin çok ağrılı olacağı yanlış bilgisi,
- Bilinçaltında yaşanan suçluluk, ayıp, günah gibi fiziksel, kültürel, dinsel ve ahlaki korkular,
- Bilinçaltına itilmiş bilinmeyen bir düşünce yada davranışın psikosomatik etkisi,
- İlk gece korkusu,
- Ağrılı bir jinekolojik muayene,
- Simgesel olarak zihninde aşırı büyütülen penis yüzünden çok acı çekme veya parçalanma korkuları,
- Geçmişte genital bölgeye gelen bir darbe yada travma,
- Gebe kalma korkusu,
- Çocuklukta makattan fitil kullanılması,
- Uygun olmayan veya istenmeyen bir birliktelikte eşten sakınma,
- Bazı enfeksiyonlar ve anormalliklerde vajinismusa yol açabilir."

Devamı »

Cinsel isteksizliğe çözüm

Son Yıllarda yapılan bir araştırmaya göre, cinsel yaşamınızda belirli aralıklarla gerçekleştireceğiniz perhizler, bir başka deyişler sekssiz geçen kısa dönemler. Ondan aldığınız zevki artırıp, çok daha özen göstermenize neden oluyor. Bunun başlıca nedeni birbirinizi özlemek için imkan ve ortam yaratmanızdır. Tersi olduğunda seks bir görev duygusuna dönüşebiliyor ve sizin için bir işkence olmaya başlıyor. Bu perhiz dönemleri içinde karşınızdakinin ne yaptığını düşünmeye ve geçen süre içinde oluşturduğunuz birikimleri ona anlatmak için can atmaya başlıyorsunuz. Bu durumda konuşacağınız konular artıyor ve birbirinize karşı tutkunuz hep uyanık durumda kalıyor. Perhiz dönemi içinde çok farklı konulara eğilebildiğiniz için fantezi dünyanız daha genişliyor ve renkleniyor. sık sık seviştiğinizde bunun bir tıkanıklık meydana getirdiğini fark edenler için, özellikle doğal bir yöntem bu. Ayrıca bu perhiz dönemleri vücut Hormonlarının belirli bir süre rahatlayarak, tekrar eski işlevine kavuşması için en iyi zemini oluşturuyor. Bir başka deyişle, kimyasal saatiniz tekrar kendi ritmini buluyor. Perhiz dönemleri sizin psikolojik olarak rahatlamanız ve kendi sesinizi dinlemeniz için de ideal. Böylelikle karşınızdakine verebileceklerinizin katsayısı daha da artıyor. Devamı »

vajinal enfeksiyonlar (Vajinit )


Vajinal enfeksiyonlar (Vajinit )


Vajinitler yani vajinanın enfeksiyonları mantar, parazit veya bakteri enfeksiyonlarına bağlı olarak meydana gelirler. Bazı durumlarda bu etkenlerin ikisi veya tümü birden beraberce enfeksiyon yaratırlar. En sık yarattıkları belirtiler vajinal akıntı (kokusuz veya kötü kokulu) ve vajinal kaşıntıdır.

Mantar enfeksiyonu

Kadınların yaklaşık %75'i hayatlarında en az bir kez, önemli bir kısmı ise senede iki veya daha fazla vajinal mantar enfeksiyonu atağı geçirirler. Gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı, uzun süren antibiyotik kullanımı ve tedavi edilmemiş şeker hastalığı mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenlerdir.
Candida Albicans veya Torulopsis Glabrata adı verilen iki mantar türünün neden olduğu bu vajinit türünün en sık görülen bulgusu vulva ve vajinada yoğun kaşıntıyla birlikte peynir kesiği şeklinde, beyaz renkli, kokusuz akıntıdır. Bazen akıntı çok yoğun olabilir. Dış genital bölgede enfeksiyonun kendisine ve kaşıntıya bağlı olarak kızarıklık ve ödem oluşmuş olabilir. Bazı durumlarda kaşınmanın yarattığı tahriş idrar yaparken yanmaya neden olabilir. İleri durumlarda vajinal mantar enfeksiyonları ilişki esnasında ağrıya da neden olabilmektedirler.
Bu şikayetlerle başvuran bir kadında tanı koymak kolaydır. Gerektiği durumlarda vajinal salgı örneklerinde mantarı görmek veya kültürde mantarı üretmek gerekebilir.
Bazı durumlarda hiçbir şikayeti olmayan bir kadının genel jinekolojik muayenesinde veya alınan papsmear örneğinde mantar saptanabilmektedir. Böyle bir durumda doktorların bir kısmı mutlak tedavi önermekte, bir kısmı ise şikayet yaratmayan mantarlara ilaçla müdahale etmenin gerekli olmadığı görüşünü taşımaktadırlar. Hangi yaklaşımın doğru olduğu net olarak bilinmemekle birlikte mantarların vajinada hiçbir belirti yaratmadan yıllarca yaşayabildiği bilinmektedir. Dahası, şikayet yaratmayan bu mantar hücrelerini genital sistemden atmaya çalışmak kadını sonraki yaşamında mantar enfeksiyonundan muaf tutmamaktadır. Mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilmez.
Mantar enfeksiyonunun tedavisinde günümüzde çok sayıda ilaç seçeneği bulunmaktadır. Hafif enfeksiyonlarda vajinaya fitil uygulaması, vulvaya krem uygulaması şeklinde tedavi önerilmekte, daha ağır enfeksiyonlarda veya fitil kullanamayanlarda ise tek dozlu ilaçlarla tedavi çoğu durumda başarılı olmaktadır.
Tekrarlayıcı enfeksiyon durumunda öncelikle mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenler göz önünde bulundurulmakta ve tek doz tedavi yerine uzun süreli tedaviler tercih edilmektedir.
Mantar enfeksiyonu geçiren kadınlarda eş tedavisinin gerekli olup olmadığı tartışmalı olmakla birlikte, mantar enfeksiyonunun esasen kadın genital sisteminin bölgesel bağışıklığının geçici olarak azalmasına bağlı larak oluştuğu gerçeği göz önünde bulundurularak bu tedavinin gereksiz olduğu düşünülmektedir. Bu konuda doktorların yaklaşımları farklı olabilir.
Tedaviye cevap en erken 2. günde alınabildiğinden şiddetli kaşıntı nedeniyle günlük yaşamı olumsuz etkilenmiş kadınlarda bölgesel kaşınma belirtisini ortadan kaldırmak için ek ilaçlar kullanmak gerekebilir.

"Kronik mantar enfeksiyonları"

Bazı kadınlarda alt genital bölgede inatçı kaşıntılar meydana gelmiş ve bu kaşıntılar defalarca mantar enfeksiyonu tanısıyla tedavi edilmeye çalışılmış olabilir. Kronik mantar enfeksiyonu gerçekte çok ender görülen bir durumdur. İleri incelemelerde bu kadınların çoğunda dış genital bölgede gerçekte bir allerjik reaksiyon veya ciltte enfeksiyona bağlı olmayan bir dermatit durumu söz konusudur. Böyle bir durumda mantar ilaçlarıyla belirtilerin geçirilmesi mümkün olamamaktadır.

Trikomonas enfeksiyonu

Trichomonas Vaginalis kuyruklarıyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinit yapabilen bu mikroskopik parazitin cinsel yolla bulaştığı düşünülmektedir. Henüz yeterince kanıtlanmamış olmasına karşın ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaştığı düşünülmektedir.
Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı, köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla vulvada (genital bölgenin dış kısmında) kaşıntıdır.
Trikomonas vajiniti sıklıkla Gardnerella vajiniti ile birlikte bulunur.
Tedavide fitil veya tablet şeklindeki ilaçlardan faydalanılır.
Trikomonas enfeksiyonu sıklıkla belirti vermeyen bir enfeksiyon türüdür. Mantarın aksine hiçbir şikayeti olmayan bir kadının muayenesinde tesadüfen saptandığında da mutlaka tedavi edilmesi önerilir. Bunun nedeni bu enfeksiyonun cinsel ilişkide kolaylıkla diğer tarafa bulaşabilmesidir. Trikomonas enfeksiyonunun gebelik döneminde suların erken gelmesine ve erken doğum tehdidine neden olduğu da düşünülmektedir.
Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığından kadının eşinin de tedavi edilmesi önemlidir. Trikomonas enfeksiyonu taşıyan bir erkek çoğunlukla hiçbir hastalık belirtisi göstermez ve tek bir ilişkide bile enfeksiyonu eşine kolaylıkla bulaştırabilir
Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma önlemlerine uyulması çok önemlidir. Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek uyulması gereken diğer kurallardır.

Gardnerella vajiniti (Bakteriyel vaginosis)

Bu vajinit türü vajinanın normal florasının doğal bileşeni olan ve vajinayı enfeksiyonlara karşı koruyan laktobasil bakterilerinin sayıca azalması ve yerini başta Gardnerella Vaginalis olmak üzere diğer bazı bakterilerin almasıyla oluşur.
"flora" vücudun mukozalarında (barsak, ağız, burun, vajina) ortama zarar vermeden ve hatta bazı önemli işlevleri yerine getirmek için bulunan bakterilerin oluşturduğu topluluktur.
Gardnerella vajinada laktobasiller sayıca normal olduğu sürece çoğalma gücüne sahip değildir.
Vajinanın doğal bakteriyel ortamını oluşturan laktobasillerin sayıca azalmasına neden olan etkenler tam olarak bilinmemekle birlikte sık cinsel ilişki, vajinanın içinin yıkanması gibi etkenlerin önemli rolü olduğu düşünülmektedir.
Gardnerella vajiniti vajinitler arasında en sık görülendir ve direkt cinsel yolla bulaştığı düşünülmemektedir.
Bu vajinit türünün en sık görülen belirtisi sarı-gri renkli akıntı ve özellikle cinsel ilişkiden sonra belirginleşen kötü kokudur. Bu koku çoğu durumda balık kokusuna benzer.
Gardnerella vajiniti gerek genital hijyeni bozması nedeniyle gerekse pelvik enfeksiyon riskini artırması, gebelik döneminde erken doğum tehdidi, suların erken gelmesi, doğum sonrası enfeksiyon oluşumu gibi sorunlara neden olabilmesi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi için fitil ve tablet şeklinde ilaçlar kullanılmaktadır.

Enfeksiyona bağlı olmayan vajinit (atrofik vajinit)

Vajinanın doğal ortamını oluşturan laktobasil adlı bakteriler östrojen hormonunun vajinaya etkisiyle "ayakta dururlar". Yine östrojen hormonu vajina dokusunun sağlamlığını da sağlar. Östrojen herhangi bir nedenle azaldığında vajina dokusunun incelmesi (atrofi) ve laktobasillerin azalması tek başına akıntı nedeni olabilir. Vajinanın incelmesi ilişkide ağrı ve kanamaya da neden olabilir. Ek olarak laktobasillerin azalmasıyla vajinada oluşan enfeksiyon akıntı şikayetinin artmasına neden olabilir.
Kadında östrojen azalmasının en sık görülen nedeni menopozdur ve bu konu başka bir bölümde ele alınmıştır.

vajinal mantar, trikomonas, bakteriyel vajinozis
Devamı »

Kadın orgazmı (boşalması) nasıl olur?


Kadın orgazmı (boşalması) nasıl olur?

Cinsel uyarılma ve takip eden orgazm, Masters ve Johnson'un 1966'da gönüllü bireylerde yaptıkları orijinal çalışmada hem erkekler, hem de kadınlarda ayrıntılı olarak incelenmiştir ve dahası, bu orijinal çalışmayı günümüze kadar daha ayrıntılı olan bir çalışma takip etmemiştir. Cinsel uyarılma ve orgazm ile ilgili bilgilerimizin tümüne yakınını bu iki bilim adamının çalışmasından edindiğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.

Orgazm Nedir?

Orgazm olgusunu tarif etmek zordur. Orgazm, çeşitli cinsel uyaranlarla beynin uyarılması ile başlayan ve uyaranların etkisiyle kişide hem bedensel hem de ruhsal olarak algılanan bir "histir".
Orgazm oluşumu için en önemli uyaran dokunsal olanlar olmasına karşın (cinsel ilişki ve kendi kendini tatmin dokunsal uyaran türleridir) sadece görsel veya işitsel uyaranlarla orgazm olunması da özellikle kadınlarda imkan dahilindedir.

Orgazmın İşlevi Nedir?

Orgazm oluşumu için cinsel uyaranlarla cinsel birleşmeye hazırlanan beden ve ruh ikilisi, kendi kendini tatminle veya cinsel ilişkiyle kişinin haz almasını sağlamaktadır.
Erkekte orgazm sperm kanallarının açılarak spermin dışarı boşalmasını sağlar ve bu nedenle orgazm erkeğin üreme işlevlerinin çok önemli bir parçasını oluşturur.
Bilimsel olarak gebelik oluşması için kadının orgazm olmasının şart olduğu şeklinde bir bilgi yer almamakla beraber son veriler orgazm esnasında oluşan rahim kasılmalarının spermlerin Fallop tüplerine daha kolay geçtiğini göstermektedir.

Orgazma Giden Yolda Kadın Cinselliğinin Evreleri

Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda kadında cinsel uyarılmayla başlayan ve orgazm ile sonuçlanan sürecin dört ayrı evreye bölünebileceğini saptamışlardır. Gerek normal cinsel işlevlerin anlaşılması, gerekse cinsel işlev bozukluklarının sınırlarının çizilebilmesi açısından bu evreleme kendini tanımak isteyen bir kadının olduğu kadar, konuyla ilgilenen diğer kişilerin de faydalanabileceği net bilgiler içermektedir.
Bu evrelemeye göre kadın cinsel ilişki esnasında aşağıdaki evrelerden geçer
1-Uyarılma Evresi
2-Plato Evresi 
3-Orgazm Evresi
4-Çözülme Evresi
Bu evreler kadında ve erkekte oldukça benzerdir. Her bir evrenin devam etme süresi kadından kadına bariz değişiklikler gösterebilir ve birbirini ardı ardına takip eden bu evrelerden biri yaşanmadan diğerine geçiş olamayacağı kabul edilir.

Uyarılma Evresi

Bu evre cinsellik dürtüsünün kişide cinselliği yaşama ihtiyacı ortaya çıkarmasıyla başlar. Kişide hayali veya gerçek uyaranlar cinsellik arzusunu ortaya çıkarmıştır. Kadın fiziksel (partneri veya kendisi tarafından direkt uyarılma) veya psikolojik (görsel, düşsel ve benzeri uyaranlarla uyarılma) olarak uyarıldığında ortaya çıkan cinsellik yaşama arzusuyla başlayan evredir.
Cinsellik arzusu ortaya çıktığında eğer bu arzu engellenmezse tüm bedende cinselliğe hazırlık için değişiklikler başlar. Kadının vajinal salgıları cinsel uyaranın başlamasıyla saniyeler içinde belirgin olarak artar, vajina girişindeki Bartholin salgı bezleri faaliyete geçer. Klitoris ve dudaklarda büyüme ve şişme, göğüs bölgesinde ve memelerde kızarma meydana gelir. Vajina uzar ve genişler, dış dudaklar birbirinden uzaklaşır, rahim yükselir.
Genital sistemdeki bu değişikliklerin genel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır.
Kadında bu evrede kalp atışları hızlanır ve solunum sayısı artar, kan basıncı yükselir. Vücuttaki kas grupları kasılmaya başlar. Memeler ve meme uçları da büyüyerek daha belirgin hale gelir. Bazı kadınlarda yüzde, boyunda ve göğüste kızarmalar meydana gelir.
Erkekte uyarılma evresi penisin ereksiyonu (sertleşmesi) şeklinde gerçekleşir.
Uyarılma evresinin temel amacı kadının bedensel olarak cinsel ilişkiye hazırlanmasını sağlamaktır.
Genital bölgedeki bu değişikliklerin tümü bölgede kan akımının belirgin bir şekilde artması sonucunda ortaya çıkar.

Plato Evresi

Bu evrede cinsel gerginlik ve erotik duygular yoğunlaşır. Cilt değişiklikleri daha belirgin hale gelir, memeler ve meme uçları daha fazla dikleşir. Dudaklar da daha çok şişerek koyu kırmızı bir renk alırlar. Vajinanın alt 1/3'lük kısmı şişip kalınlaşarak "orgazmik platform" adlı yapıyı meydana getirir. Rahim tümüyle yukarı çıkmıştır. Vajinanın üst kısmında genişleme ve uzama meydana gelir
Yeterli uyaran olduğunda bu dönem orgazmla son bulur.
Erkekte plato evresinde penisten berrak ve kaygan bir sıvı gelir. Bu sıvının içinde az sayıda canlı sperm bulunabileceğinden kadının erkek boşalmadan bile ("geri çekme" yönteminde olduğun gibi) gebe kalması imkan dahilindedir.
Plato evresi cinsel ilişkinin en aktif dönemlerinden biridir ve uyarılmayla başlayan cinsellik dürtüsü ve takip eden cinsellik dışavurumu (kendi kendini tatmin veya cinsel ilişki) bu evrenin sonunda orgazmla sonuçlanır.
Plato evresinin dıştan gözlenebilen en önemli özelliği orgazm evresine yaklaşıldıkça bir önceki evrede büyümüş olan klitorisin küçülme eğilimi göstermesidir. Plato evresinin sonlarına gelindiğinde klitoris orijinal boyutunun yarısına kadar küçülebilir. Bu küçülme, orgazmın yaklaştığını gösteren önemli bulgulardan biridir.
Bu evrenin süresi kadından kadına, hatta bazen aynı kadında bir cinsel eylemden diğerine belirgin değişiklikler gösterebilir.

Orgazm Evresi

Orgazm evresi, önceki evrelerde "artmış olan gerginliğin boşaltılması" şeklinde tarif edilebilir. Orgazm esnasında vajina, perine, anüs ve orgazmik platformda yer alan kaslardan kaslarda istemsiz ve şiddetli kasılmalar ortaya çıkar. Bu kasılmalar ortalama 0.8'er saniyelik aralıklarla ortaya çıkarlar ve toplam dört saniye kadar kısa sürebilecekleri gibi, 15 saniye kadar uzun da sürebilirler. Kasılmalara vajinanın daha da genişleyerek boyunun uzaması eşlik eder ve nihayet rahimde de kasılmalar ortaya çıkar. Rahim kasılmaları bazı kadınlar tarafından belirgin şekilde hissedilirler.
Yukarıda bahsedilen kasılmalar kadının orgazm hissi yaşamasını sağlar.
Orgazm oluştuğunda cilt kızarıklığı en üst seviyeye ulaşır. Kadının yüz kasları da kasılır ve acı çekiyormuş gibi bir görünüm arzedebilir.
Orgazm esnasında kadın vücudu adeta "kaskatı kesilir". Kalp hızı, solunum hızı ve kan basıncı yüksek seyretmeye devam ederler. Kadınların çoğu bu aşamada bel bölgesinde, "beyinlerinde" ve genital bölgelerinde değişik bir karıncalanma hissinden bahsetmişlerdir.

Refrakter Peryod

Orgazm sonrası erkeklerde oluşan refrakter periyod (cinsel uyaranlara kayıtsız kalınan, yani yeni bir cinsel ilişkiye başlamanın mümkün olmadığı dönem) genç erkeklerde bir kaç dakika sürerken, daha ileri yaşlarda birkaç saate kadar çıkabilir. Bu süre bireyler arası belirgin farklılıklar gösterebilir.
Kadınlarda genellikle refrakter peryod yoktur veya çok kısadır ve kadınlar ardı ardına defalarca orgazm olabilirler.
Kadınların yanlızca az kısmı vajinal yolla orgazm olabilir. Birçok kadında, orgazma ulaşmak için direkt klitoris uyarısı gereklidir.

Çözülme Evresi

Orgazmla birlikte uyarılma evresinde biriken tüm gerginlik kaybolur. Kişi beyinden orgazm esnasında salgılanan endorfinlerin ("mutluluk hormonları") etkisiyle gevşer ve kendini iyi hisseder. Takiben uyarılma evresinde ortaya çıkan değişikliklerin tümü "çözülerek" geri döner. Tüm bu geri dönüş süreci 5-10 dakika sürer.
Çözülme evresinde tüm değişiklikler geri döner. Kadınların çoğunda orgazm sonrası klitoris ve meme uçları hassaslaşır ve ağrıya duyarlı hale gelir.
Devamı »