Feature news

Ara Kanaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Adet Düzensizliği

Adet Düzensizliği Hastalık Habercisi Olabilir


Adet görememe ya da adet düzensizliği kadınlarda pek çok hastalığa işaret edebilen önemli bir sorunudur. Yumurtalık kistleri, miyomlar ve erken menopozun habercisi olabilen adet düzensizlikleri için mutlaka uzman yardımı alınmalıdır. Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Eylem Şeker Arı, adet düzensizlikleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
“Menstruel siklus”, yani “adet döngüsü”, bir kadının vücudunun her ay gebe kalmaya hazırlandığı bir süreçtir. Adet düzensizlikleri kadınının adetinin gecikmesi, çok sık adet görmesi ya da beklenmeyen zamanda adet görmesi şeklinde olabilir.

Stres, yeme bozuklukları ve aşırı egzersiz adet düzenini bozabilir

“Adet görmeme yani “amenore” aslında hastalık değil, belirtidir” diyen Op. Dr. Arı, konu ile ilgili şu bilgileri verdi: “Bir genç kız 16 yaşına kadar hiç adet görmemiş ise buna “primer amenore” adı verilir. Normal adet gören bir kadın adet görmemeye başlarsa ve hamile değilse buna “sekonder amenore” denir. Amenore sebepleri arasında fiziksel veya psikolojik stres, aşırı egzersiz ve anoreksia nervosa gibi yeme bozuklukları sayılabilir. Polikistik over sendromu olan kadınlarda da uzun süre adet görmeme yaşanabilir. Ayrıca amenore menopozun önemli bir belirtisidir.”

Adet görmeme ya da düzensiz adet durumunda mutlaka doktora başvurun

Op. Dr. Arı adet görememe durumunda yaş gruplarına göre önerilerde bulunulabileceğini belirterek, “16 yaşına gelmiş ve hiç adet görmemiş genç kızlar mutlaka doktora başvurmalıdır. Yeni adet görmeye başlayan genç kızlarda ilk iki yıl menstruasyon her ay düzenli gelmeyebilir anca yaş ilerledikçe düzene girmesi gerekir. Düzensizlik devam ederse polikistik over sendromu ya da tiroid hormon bozukluğu olmadığından emin olmak için hormon tetkiklerini görmekte fayda vardır. 20-30 yaşlarında bir kadın önceden düzenli adet görüyorken adet gecikmeleri başlamışsa mutlaka hormon tetkiklerine bakılmalıdır. Çünkü hiç tahmin etmeyeceğimiz şekilde, bazı kadınlarda yumurtalık rezervleri erken tükenmektedir. Buna “prematür ovaryan yetmezlik” adı verilmektedir.” diye konuştu.

Yumurtalık kistleri adet düzensizliği ile kendini gösterebilir


Adet düzensizliğini çeşitli hastalıkların belirtisi olabileceğini belirten Op. Dr. Arı, “Yumurtalıktaki iyi huylu kistler kendilerini adet düzensizliği belirtisiyle gösterebilir. Bunlar adet görmeme ya da ara kanama gibi farklı şekillerde olabilir. Bu kistlerin büyük bir kısmı fonksiyonel kist adını verdiğimiz birkaç ay içinde kendiliğinden kaybolan kistler iken, bazıları cerrahi girişim gerektiren farklı yapıda kistler olabilir.“ dedi.

Miyomlara dikkat!

Op. Dr. Arı adet düzensizliğinin işaret ettiği rahatsızlıklardan birinin de miyomlar olduğuna şu sözlerle dikkat çekti: “Bazı miyomlar hiçbir belirti vermeyip tedavi gerektirmeyebilir. Ancak bazı miyomlar adet kanamasının şiddetli olmasına, bazen de iki adet dönemi arasında ara kanamalar olmasına sebep olabilir.  Bu nedenle mutlaka önemsenmelidir.”
Devamı »

Mastürbasyon

İnsanların yüzde doksanbeşi (%95'i) mastürbasyon yapar, peki kalan yüzde beşi (% 5'i) ne yapar?
Kalan % 5'i yalan söyler! Biraz yumuşatırsak bunu; yaptıkları şeyi mastürbasyon olarak kabul etmemeye çalışırlar, yada mastürbasyon yaptıklarını bilmezler. Cinsel organlarla ilgili haz verici her şey mastürbasyon sayılabilir, mesela bir kadının heyecanlanıp bacaklarını sıkıştırıp bırakması bile ve mastürbasyonda illa orgazma ulaşmak gerekmez.

Mastürbasyon kelimesi latince ''masturbare=(elle bozmak )'' fiilinden türemiştir.
Günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. Daha modernize bir açıklama ile; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine uyarım olarak tanımlanabilir.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile gerçekleşir, kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da ilk cinsel eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir. Ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.

Mastürbasyon zararlı mıdır? Eğer kişinin sosyal yaşantısını, normal seksüel ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.
Kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek şekilde olmalıdır.
Eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.
Mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri yoktur, aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. Ayıp değil bir gerekliliktir.

Toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır;

  • yok sivilce yapar,
  • gözleriniz kör olur,
  • boy uzamasını durdurur,
  • ileride çocuğunuz olmaz,
  • kızlarda adet düzenini bozar,
  • erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır,
  • penis boyunun uzamasını durdurur gibi söylentiler ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.
Dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz. Bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.
Özellikle bazı gençler mastürbasyon sonrası suçluluk duygusuna kapılırlar, bu yaptığınızdan suçluluk duymak anlamsız ve gereksiz bir duygudur, ayıp, yasak, kötü, size veya başkasına zarar vermeyen, yalnızca sizin bedeninizi ve hislerinizi ilgilendiren bir şeyden huzursuz olmanın gereği yoktur, bu bir ihtiyaçtır, bundan utanmayınız, suçluluk duymayınız.
Yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay, bir tutku haline gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için öneri ve tedavi almalısınız.

Mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;
Genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:

Sperm (meni - er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). Eğer kişi boşalmaz veya ilişki kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir (4 ila 15 gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol açar. Hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. Erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu ve toplumsal öğretilerin yani tabuların erkeğe kuralsız cinsellik yaşamayı bir hak ve övünç kaynağı olarak hissettirmesi olup bayanların erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.

Erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı taşıdıkları hislerden oluşur.
Erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. Gene erkekler mastürbasyon yaparken penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. Veya sertleşmiş penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. Son zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. Kısaca kişiye zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.

Kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .
Kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden düşünce bazında da gerçekleşebilir. Sadece göğüslerine dokunarak dahi mastürbasyon yapabilirler.

Fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. Vajende ki boşluk hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya yoktur.Cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut tarafından tanınmıştır ve hissedilir.
Genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. Bakire olan kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. Ve bunun kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. Bunun da kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.
Ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek herhangi bir şey (deodorant kutusu, salatalık, muz, kalem gibi) kullanırlar.Son zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.

Bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.
Duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.
Anne ve babalara ve de herkese; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin bir uzantısıdır. Yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez. Belki baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.Kuşumuzun, kedimizin veya köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin ,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmemezlikten gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.
Özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek frenlenemez. Bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış bilgilendirip korkutmayınız.
Yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.
Yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru yönlendirilip bilgilendirilmelidir. Bu konu ilerdeki yazılarımızda ele alınacaktır.

Peki çocuklarımıza nasıl davranalım;
ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları sağlayabilirsiniz. En önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir. Ufak bir kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan - makat-rektum ) ilişkiye girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak iyileşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.

Onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım. Odasının kapısını kilitlemesine izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. Kötü bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır. Veya banyoda gereğinden fazla kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar sizce? En önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların kişiliklerine saygı duymaktır.

sağlıklı insan = mutluinsan
Devamı »

Adet kanaması sorunları


Gecikmeler (seyrek adet görme)
Yıllık görülen adet kanaması sayısının azalmış olması (adet döngülerinin 35 günden daha uzun sürmesi) durumudur.
Üreme çağında adet kanaması gecikmelerine sık rastlanır. Aktif cinsel yaşamı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadında görülen adet kanaması gecikmesinin en muhtemel nedeni gebeliktir. İkinci muhtemel neden de herhangi bir şekilde o döngüde yumurtlama olmaması ve bu nedenle "rahim iç tabakasının kanamayla dökülmesinin" gecikmesidir. Düzenli adet kanaması gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir. Bir kadında senede bir kez adet kanaması gecikmesi olması ileri inceleme gerektiren bir durum değildir. Ancak adet kanaması gecikmesi senede bir kezden daha sık oluyorsa, yani kadın seyrek adet kanaması görüyorsa veya uzun süreli kanama göremiyorsa hormonal tetkik yapılarak durumun açıklığa kavuşturulması ve tedavi edilmesi kadının genel sağlığı açısından çok önemlidir.
Özellikle kilolu olan, gecikmelerle birlikte tüylenme, sivilcelenme gibi belirtiler yaşayan kadınlarda polikistik over adı verilen hormonal dengesizlik sözkonusu olabilir. Bu, mutlaka tedavi edilmesi gereken önemli bir durumdur.
Adet kanaması gecikmesinin veya uzun süreli kanama görememenin diğer önemli nedenleri arasında aylık veya üç aylık "korunma iğneleri"'nin, kola uygulanan "korunma çubuklarının", ender durumlarda doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir.
Sık (erken) adet görme
Yıllık görülen adet kanaması sayısının artmış olması (adet döngülerinin 21 günden daha kısa sürmesi) durumudur.
Adet kanamalarının sürekli olarak erken görülmesinin en muhtemel nedeni hormonal dengesizliktir. Ancak düzenli aralıklarla adet kanaması görmeye alışmış bir kadının beklenmedik bir şekilde "erken" kanama görmesi durumunda bu kanamanın aslında adet kanaması değil bir ara kanama olabileceği her zaman gözönünde bulundurulur ve tanıya yönelik incelemeler bu ihtimale göre şekillendirilir.
Aşırı Kanamalı veya Uzun Süreli Adet Görme
Bir döngüde görülen kanama miktarının veya gününün artması durumudur.
Normal şartlarda devam eden adet kanamasının en azda tutulmasında rahim kaslarının kasılmasının etkinliği çok önemlidir. Bunun yanında adet döngüsünde yumurtlamanın gerçekleşmesiyle devreye giren progesteron hormonunun uygun seviyelerde kalması da kanamanın kabul edilebilir düzeyde kalmasını sağlar.
Yukarıda anlatılan iki mekanizmadan birindeki bir bozukluk kanamanın normalden fazla olmasını ve uzun sürmesini sağlar: Rahim kaslarının kasılma işlevini bozan miyom veyaadenomiyozis gibi durumlar sıklıkla bu duruma neden olurlar.
Spiral kullanımı rahim içinde yarattığı kitlesel etkiyle rahimin kasılma işlevini bozarak adet kanaması miktarının artmasına neden olabilir. Aylık, üç aylık korunma iğneleri ve kola uygulanan korunma çubukları da kanama miktarını artırabilen diğer nedenler arasında sayılabilir.
Yumurtlama olmadan gerçekleşen adet döngüsü kanamanın gecikmeli bir şekilde ve normalden fazla olarak gerçekleşmesine neden olabilir. Polikistik over adı verilen durumda yumurtlama bozukluğu sürekli bir hal almıştır ve gecikmeler sonrasında aşırı kanama bu durumun sık rastlanan bulgularından biridir.
Farkında olunmayan bir gebeliğin düşükle sonuçlanması da kendini adet gecikmesi sonrasında başlayan yoğun bir kanama şeklinde gösterebileceğinden tanı aşamasında bu durum mutlaka göz önünde bulundurulur.
Rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlar (endometrit) da kanamaların uzun sürmesine ve normalden fazla kan kaybedilmesine neden olabilmektedir.
Ender görülen hastalıklar olmakla beraber kanama-pıhtılaşma sistemini bozan çeşitli kan ve karaciğer hastalıkları da bu tür sorunlara neden olabilirler.
Az Kanamalı veya Kısa Süreli Adet Görme ("hipomenore")
Bir döngüde görülen kanama miktarının veya gününün azalması durumudur.
Adet döneminde görülen kanama miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltan bir durumdur.
Sorunlu seyreden kürtajlar sonrası oluşan Asherman sendromu rahim iç tabakasında ortaya çıkan yapışıklıklar nedeniyle az adet görülmesine, ileri derecede yapışıklıklar nedeniyle ise hiç adet görülememesine neden olabilir.
Halk arasında "üstüne görme" adı verilen durum, gebelik olmasına karşın, beklenen adet kanaması zamanında genellikle normalden az ve farklı niteliklerde kanama görülmesi durumudur. Bu nedenle kanama miktarının az olması durumunda muhtemel bir gebelik yönünden araştırmalar da mutlaka yapılır.
Ara Kanaması
Olağan kanama günleri dışında kanama görülmesi durumudur.
Üreme çağında nispeten sık görülen bir durumdur. En muhtemel neden rahimağzındaki klamidya adı verilen bakterinin ve diğer bazı etkenlerin yarattığı rahimağzı enfeksiyonları(servisit) ve çeşitli nedenlere bağlı olarak rahim iç tabakasında meydana gelen enfeksiyonlardır (endometrit).
Diğer muhtemel nedenler arasında miyomlar ve rahimağzı ve rahim içi polipler sayılabilir.Spiral kullanımı rahim iç tabakasında yarattığı tahrişle, düşük dozlu doğum kontrol haplarırahim iç tabakasında yarattıkları değişikliklerle, aylık, üç aylık iğneler ve kola uygulanan korunma çubukları da yarattıkları hormonal dengesizliklerle lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.
Rahimağzında kanser öncüsü lezyonlar veya rahimağzı kanseri ve diğer genital kanserler ender görülmelerine karşın ara kanaması şeklinde belirti verebilirler. Bu nedenle ara kanaması ciddiye alınması gereken bir belirtidir.
İlişki Sonrası Kanama
İlişkiden hemen sonra veya ertesi günü beklenmedik bir şekilde kanama görülmesi durumudur.
En muhtemel neden rahimağzında klamidya adı verilen bakterinin ve diğer bazı etkenlerin yarattığı rahimağzı enfeksiyonlarıdır (servisit).
Diğer muhtemel nedenler arasında rahimağzı polipleri sayılabilir.
Bazı durumlarda yeni başlamış ve dışarıya henüz boşalmamış bir adet kanaması kadın tarafından "ilişki sonrası kanama" sanılabilir.
Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalması vajina duvarında incelmeye ve kuruluğa neden olur. Bu durum menopoz döneminde ilişki sonrasında görülen kanamanın en muhtemel nedeni olmakla beraber mutlaka jinekolojik inceleme yapılmalıdır.
Rahimağzında kanser öncüsü lezyonlar veya rahimağzı kanseri ilişki sonrası kanama şeklinde belirti verebilirler. Bu nedenle ilişki sonrası kanama da ciddiye alınması gereken bir belirtidir.
Menopoza Geçiş Döneminde Görülen Sorunlar

Üreme çağında adet döngülerinin hemen tümü yumurtlamanın da olmasıyla birlikte düzenli bir şekilde devam eder. Menopoz çağına yaklaşılan dönemde ise yumurtalık içindeki yumurta hücrelerinin sayısının ve "kalitesinin" giderek azalması nedeniyle adet döngülerinde yumurtlama giderek artan bir sıklıkta devre dışı kalır veya yumurtlama olmuş olsa dahi "kalitesinin" düşük olması nedeniyle yumurtlama sonrası üretilen progesteron hormonu seviyesi döngünün düzenli olması için yeterli olmaz. Bu yüzden menopoza geçiş dönemindeadet kanaması gecikmelerine ve adet kanamalarının gecikme sonrasında beklenmedik bir zamanda ortaya çıkmasına ve normalden uzun ve fazla olmasına sık rastlanır. Yine sık aralıklarla adet kanaması görme bu dönemin nispeten sık rastlanan sorunlarından biridir.
Üreme çağındaki kadınlarda görülen düzensiz kanama nedenlerinin tümü bu dönemdeki kadınlarda da söz konusu olabileceğinden düzensiz kanamalar basitçe "menopoza geçişe" bağlanmaz ve komple bir tıbbi değerlendirme yapılması önerilir.
Tedavi saptanan bozukluğun giderilmesine yönelik planlanır.
Devamı »